Saygın Serdaroğlu
Saygın Serdaroğlu.jpg
Türk Müzik Kültürünün Hafızası PDF Yazdır

Geçtiğimiz günlerde İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı Klasik Türk Müziği Yönetmenliği’nin girişimiyle hayata geçen, Türk Müzik Kültürü’nün Hafızası projesi dahilinde, klasik, tasavvuf, mehter ve halk müziği formlarında 70 binin üzerinde eserin notası, farklı nota yazım çeşitleriyle kamuya açıldı. Böylelikle aranan herhangi bir eserin notasına, www.devletkorosu.com ve www.turkmusikisivakfi.org adreslerinden farklı kriterlerde aramalar yapılarak ulaşılabilmesi mümkün olacak.

Türk Müzik Kültürünün Hafızası

 

Biz de Saz ve Söz olarak projenin mimarı TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı Aytaç Ergen’le bu proje hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Saygın Serdaroğlu: Evvela bu projenin kısa bir hikayesini anlatabilir misiniz bizlere? Ne kadar bir zamanda gerçekleşti, hangi kaynaklardan, kimlerden istifade ettiniz ve kimlerin desteklerini aldınız?

altAytaç Ergen: İlkolkul yaşlarında rahmetli babam neyzen, annemle birlikte ablamla benim ellerimizden tutar derneğe götürürlerdi bizleri. Biz orada hem dinlerdik hem uyuklardık. O dönemlerde babamların eve getirdikleri notaları biriktirerek... Ama bunu derken çocuktum tabi... Sonrasında mühendis olacağım dedim, Y.T.Ü. Makine Mühendisliği bölümüne girdim fakat anarşi patladı ve ben tabii birikimden dolayı Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne başladım o ortamdan uzak olayım diye. Oradaki kütüphaneyi düzenlerken rahmetli Emin Ongan Hocamız, “Aytaç evladım senin merakını biliyorum, şu kütüphaneyi düzenler misin? Çünkü bir yangın görmüş. Birer tane de kendine al” dedi. İlk nota koleksiyonum Üsküdar Musıki Cemiyeti’nde başladı. O zaman teksirle basılmış notalardı bunlar. Üsküdar Musıki Cemiyeti’nde iken konservatuarı kazandım, konservatuar derslerinde eğitimlerini aldığım notalardan topladım. Bir yıl sonra radyoyu kazandım ses sanatçısı olarak. Radyoda kütüphaneye geldim, kütüphanemizin dosyaları yırtık, hiçbir kayıt yok... O zamanki şube müdürümüz Abdullah Uzman’a “Hocam bu kütüphaneyi düzenleyebilir miyim?” dedim. “Ne demek evladım” dedi, “Siz burayı düzenleyin, bal tutan parmağını yalar”. Bunu espri olarak söyledi. “Hepiniz de birer tane nota alırsınız”; ki önemli bir arşiv TRT arşivi. O zamanki sanatçı arkadaşlarımın isimlerini sayayım sizlere: Melihat Gülses, Sami Aksu, Filiz Şatıroğlu, Serhat Sarper, Hamiyet Turan, İlknur Elbilsin ile dokuz kişiydik. Öncelikle dosyaları önümüze koyar, dokuzar tane ayırırdık; sonra Filiz arkadaşım daktilo ile karteksini yazar, dosyasına kaldırır, yerine koyardık. Herkes böyle birer tane nota sahibi oldu. Ben bunları biriktirdikten sonra nota koleksiyonum çok arttı. Tabii bu arada kütüphanede çalışırken derneklerden gelen insanların istekleri beni üzüyordu açıkçası. Çünkü “Ben Sivas’tan geldim bizim dernekte şu notaya ihtiyacımız var” diyorlardı mesela. Veriyorduk onlara ama niye hemen alamasınlar, istediklerini bulamasınlar diye hep kafamda böyle bir şey vardı. Evlendiğimde bu fikri kafama kendisi bir bilgisayar programcısı olan eşim “Bunu bilgisayara atabiliriz” diyerek sokmuştur. Sonra her şey öyle gelişti ki eşimin iş arkadaşı Tamer Bey ile tanıştım. Onunla çalışmalar yaparken sağolsun Mehmet (Güntekin) kardeşim “Böyle bir proje yapabilir miyiz” deyince dünyalar benim oldu. Yani benim arayıp da bulamadığım şeyi Mehmet Bey bana kendisi teklif etti.

S.S: Ne kadarlık bir zamandan bahsediyoruz?

A.E: 1992 yılı. İlk işim “database” hazırlamaktı tabii bunu için. TRT’nin repertuar kitabını yaptım ben 1992 yılında, notaları bilgisayara geçirdim, temelim budur. Bir gün yeğenim Tunç Saral bilgisayarını açtı. O zaman eski bilgisayarlardı. “Bak sana kız arkadaşımı göstereyim” dedi, bastı fotoğrafı çıktı. “Ben bunu istiyorum Tunç” dedim, “Nasıl yani?” dedi. “Dayım, ben notayı böyle görüntülemek istiyorum” dedim. “Dayı onun formülleri var hallederiz” dedi. O bir formül yazdı ve ben o formülün üzerinde bu binlerce formülü geliştirerek, linkler kurarak güftenin yanında notanın açılmasını sağladım, ilk başlangıç budur. Bu da 1993 yılına tekabül ediyor.

S.S: Yani yaklaşık 17 yıllık bir çalışmanın mahsülü diyebiliriz bu proje için...

A.E: Ama son iki yılı çok yoğun bir şekilde geçti, çünkü internet ortamına taşımak için başka formatlar gerekiyordu, ben orada tek format üretiyordum fakat burada birçok formatı okuyacak bir şeyler almak lazımdı.

S.S: Peki ne gibi kriterlerde eser araması yapılabiliyor, hangi seçenekler üzerinden bu eserlere ulaşabiliyoruz?

A.E: Şu anda beş kutucuk var bunu yapabileceğiniz fakat bu yakın zamanda dokuz kutucuğa çıkacak. Program ilk açıldığında makam isminde alfabetik olarak gelecektir ama bunun dışında eser arama butonunda eser isminin tamamını ya da bir kısmını doğru yazarak aradığınız eserin güftesi yahut içinde geçen kelime varsa onlar çıkacak. Sonra eseri tıklayarak nota seçeneklerine ulaşılabileceksiniz. Bestekar, güfteci, makam, usül arayabilirsiniz. Ayrıca form arayabilirsiniz beste mi, şarkı mı, ilahi mi, saz eseri mi diye.

S.S: Bir de ay tasnifi diye bir seçenek var, onu da izah edebilir misiniz acaba bize?

A.E: Elimizde şu ana kadar gelmiş 7000 civarında ilahi mevcut. Bu ilahiler diyelim ki Ramazan ayında sohbet ediliyor, birisi de dedi ki “Haydi ilahi meşk edelim”. Kurban Bayramı’nın ilahisi okunmaz o dönem mesela. İşte o kutucuğa Ramazan diye yazdığımızda Ramazan ayında okunabilecek tüm ilahiler karşımıza çıkıyor.

S.S: Peki bu sadece ilahiler için mi geçerli yoksa tüm dini eserler için bu tasnif mevcut mudur?

altA.E: Mevcut tabii ki de. Teşvih, naat, ayin ve diğer tüm formlarda mevcut. Ayrıca hepsinin karşılarında Genel, Ramazan, Şevval gibi tanımlamalar da mevcut. Bir de tabii ki bu program tüm musiki dernekleri için çok önemli. Musiki dernekleri niçin nota ister? Ya bir konser için veya TRT’de yapacakları bir emisyon için. TRT’de yapacakları emisyon için orada denetlenmiş olması çok önemli. Böylelikle denetlenmiş eserler de TRT numarasından çıkacak. Eğer o TRT butonunda numara varsa o cemiyet konserinde onu icra edebilir demektir; çünkü 21.000 civarında TRT’de denetimli olan nota var. Gerisinin denetimi ya TRT tarafından reddedilmiş ya da gitmemiş notalar olabilir. Şunu da belirtmeliyim ki, bu programa notaları alırken hiçbir şekilde iyi, kötü ayrımı yapmadım. Tam bir araştırmacı için ilk eserinden son eserine kadar, en iyi eserinden en kötü eserine kadar izin verildiği sürece yer verdim. Yarın bir gün birileri ben eserimin burada görünmesini istemiyorum derse de başımın üzerinde ben hemen o eseri çıkartırım.

S.S: Bu eserlerin küçük numuneleri de dinlenebilse diye hiç geçti mi aklınızdan? Şayet böyle bir girişiminiz olduysa nelerle karşılaştınız?

A.E: Hiç düşünmedim. Bunlar bende var tabii; bu programın aslı bir excel datasıdır, formülleri vardı. Ayrıca bununla beraber bir de mp3 kutucuğu vardı. Yani ben evde bir şarkıyı istediğim zaman notasını açıp ister Bekir Sıdkı Sezgin’den, ister Meral Uğurlu’dan, ister kendim okumuşsam açıp dinliyorum. Ama bu program tamamen edindiğim müziklerden oluşan kendime mahsus bir program.

S.S: Tam bu noktada bir telif ihtiyacı ortaya çıkıyor sanırım. İncila (Bertuğ) Hocamızın da dediği gibi bu numuneler de uslüba dair fikir vermekten uzak kalıyorlar.

A.E: 15-25 saniyelik kayıtlar fikir vermez tabii ki. Burada bahsettiğiniz telif mevzusu gündeme geldiği için bunu ancak büyük kuruluşlar yapabilir. Her eser için bir telif ücreti ödeyerek, hatta dinlediğinizde o ücretin telif sahibine gitmesi kaidesiyle yapılabilir bu fakat şu an bizim gündemimizde yok.

S.S: Son sorum da bu projenin sürdürülebilirliğine ilişkin. Anladığım kadarıyla güncellenebilir bir sistem var karşımızda lakin bunun teyidi nasıl sağlanacak, size ulaşan bilgiler hangi yöntemle nasıl doğrulanacak?

A.E: Benim en önemli teyid kaynağım çok kıymetli Cüneyd Kosal ağabeyimdir. Onun her şeyine güvenirim. Tabii o da yanılmaz mı, yanılabilir, fakat yanlış bir şey yazılmışsa bize tenkit olarak gelir, doğrusu bildirilirse onu da düzeltiriz. Şu anda bir iki kişi ile istişare eder, doğru olduğunu varsayarak bunu koyarız. Şu an mevcut bilgiler de benim elimde yazdığı kadarıyladır, yüzde yüz doğru diyemem. Muhakkak yanlışlar olabilir; bunlar kanıtlandığı sürece düzeltilmeye açık olacaktır.

S.S: Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için.

A.E: Ben teşekkür ederim.