Saz ve Söz
Editörden PDF Yazdır

Sevgili Saz ve Söz okuyucuları,

Yepyeni ve dolu bir içerikle sizleri tekrardan selamlıyoruz.

Geride bıraktığımız aylarda kültür ve sanat camiası hareketli günler geçirdi. Bu hareketliliğin sebebi kuşkusuz İstanbul'un 2010 Kültür Başkenti olmasıydı. Bu kapsamda Türk müziği programlarının yürütücülüğünü üstlenen sayın Mehmet Güntekin ile kapsamlı bir röportajı beğeninize sunuyoruz. 2010 Kültür Başkenti etkinliklerinden bazılarını sayfamıza taşımaya gayret ettik. Bu dönemde sağlanan maddi destek ve tanıtım desteği ile güzel işler ortaya çıktı. Ancak esas soru, 2011, 2012 ve diğer yıllarda ne olacağıdır. Ümit ediyorum ki kültür başkenti kavramı, panolardan ziyade dimağlara yerleşsin ve kamuoyu bu etkinlikleri talep etsin. Bu talebin yaratılması için herkes üzerine düşeni fazlasıyla yapmalıdır.

Türk müziğinin yaşayan en önemli sanatkarlarından İhsan Özgen'i de dergi sayfalarımıza konuk etme şerefine nail olduk. Ümit Sakman da yazılarıyla dergimize derinlik katmaya devam ediyor. Dergimizin, akademik nitelik taşımaksızın ciddiyetle yazılmış her yazıya kapılarının açık olduğunu bir kez daha söylemek isterim.

Bu dönemde maalesef kayıplarımız da oldu. Türk müziği nazariyatı konusunda değerli çalışmalar yapmış bulunan hocamız İsmail Hakkı Özkan'ı 23 Eylül 2010 günü ebediyete yolcu ettik. İsmail Hakkı Özkan, kapsamlı nazariyat kitabı ile bu müziğe adım atan her insana ışık tutmuş bir insandı. Mekanı cennet olsun; eserleri sayesinde ismi her daim yaşayacaktır. Acı bir kaybımız da 45 yaşında bizlere veda eden, Yahya Soyyiğit oldu. Hafız ve bestekar olan Soyyiğit, düştüğü elim hastalığın pençesinden kurtulamadı maalesef. Kendisine de Allah'dan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyoruz.

Dergimizle ilgili önümüzdeki dönem yenilikler yapma heves ve gayretindeyiz. Öncelikle daha iyi bir yazılım altyapısı, daha fazla görsel zenginlik hedefliyoruz. Akabinde daha dinamik bir yapıda yazılarımızı yayınlama isteğimiz var. Özellikle sevgili Özgür, yoğun programı dahilinde bu işi de gerçekleştiriyor. Durağan bir yapıdan dinamik yapıya içerik kalitemizi de muhafaza ederek geçmek konusunda düşünceleriniz bizim için önem taşıyor. Lütfen dergimizde görmek arzusunda olduğunuz yenilikleri bizlerle paylaşınız.

Son dönemlerde özellikle grup yazışmalarında gördüğüm bir eğilimi sizlerle paylaşmak isterim. Kişiler ve/veya kurumlar, eleştirilmekten hazzetmiyor, yaptıkları her işin sorgusuz sualsiz kabulünü bekliyor. Daha 2006 yılının Temmuz ayında şöyle yazmıştım:

"Öte yandan, her sanat disiplini için çok önemli olduğu gibi Türk müziği için de çok önemli olduğuna inandığımız eleştiri ve takdir müesseselerini bu dergi çatısı altında yaşatmak istiyoruz. Münekkit sayısının da hızla azaldığı Türk müziği, gitgide iyiyle kötünün ayrılamadığı bir görüntüye bürünmektedir. Amacımız, yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyleri işaret ederken, doğru yapıldığına inandığımız işleri alkışlamaktır."

Maalesef eleştiriye karşı saygısız ve üslupsuz bir linç furyası aldı başını gidiyor. Bu furyanın iyi işler yapmak isteyen insanları yolundan çevirmemesini arzu ediyorum.

Dergimizi beğeneceğinizi ümit ederek,

Saygılarımla,
Okan Yunusoğlu