Korkutalp Bilgin
Korkutalp Bilgin.jpg
Can Sesi Aşk Nefesi PDF Yazdır

Artık internet, müzik yayıncılığında bütün diğer araçları geride bıraktı. Bu yalnız makale, dergi vs. gibi yazılı yayıncılıkta değil, uzun süredir -özellikle popüler müziklerde- sesli yayıncılıkta da geçerli. (Daha çok ciddiyetsiz eğlencenin hükmettiği Youtube ve benzeri görüntü sitelerini saymıyorum.) Yurdumuzun dışında, başta MySpace olmak üzere, çeşitli siteler üzerinden, her telden ve her türden amatör/profesyonel müzisyen dinleyicilerine rahatlıkla ulaşma imkanı buluyordu uzun süredir. Ülkemiz sakinleri de son zamanlarda, daha çok popüler müzikler ve rock müzikte olmak üzere, internet nimetinden faydalanmaya başlamıştı. Artık müzisyenler hiç bir aracı olmaksızın dinleyicilere ulaşabiliyor, pek çok amatör müzisyen, bir plak şirketi aracılığı olmaksızın hayli geniş bir dinleyici kitlesi oluşturabiliyor. Hatta "digital distribution / dijital dağıtım" denen hadise ve elektronik imza, zaman damgası gibi dijital tasdik sistemlerinin kanunî olarak geçerliliğinin (ülkemizde de) yürürlüğe girmesiyle beraber, müzisyenler kendi imkânlarıyla kaydettikleri müziklerini cömertçe yayınlayabiliyor. Kimi amatör müzisyen bunu maddî beklentisi olmadan yapıyor, kimi profesyonel müzisyen ise kazancını plak şirketlerinin insafına bırakmamanın haklı keyfini sürüyor.

Can Sesi Aşk Nefesi

İnternet üzerinde yapılan böyle çalışmalardan (bu çalışma CD olarak da yayınlandı fakat bildiğimiz kadarıyla satışı yapılmıyor) makam müziğimiz için önemli bir tanesi, bu senenin başlarında, Savaş Barkçin'in önderliğinde "Can Sesi, Aşk Nefesi" ismiyle yayınlandı (http://www.cansesiasknefesi.com). Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, beş kuruş maddi beklentisi olmayan bu çalışmanın musikimize katkısı için Savaş Barkçin ve dostlarına ne kadar teşekkür etsek azdır.

Çalışmanın içeriği hakkında söylenecek söz yok. Titizlikle hazırlanmış ve musikimizde meşk kavramı üzerine ortalama dinleyiciyi boğmayacak kısalıkta ama faydalı bilgiler içeren, güzel ve kolay kullanılan, gözü yormayan bir grafik arabirim. Bağlantıların nereye gideceği, nasıl geriye dönüleceği çok açık ve net. En önemli özelliği ise, günümüzün internet standardı olan Flash ile programlanmasından ötürü her işletim sistemi ve her tarayıcıda sorunsuz görüntülenebilmesi. Ayrıca çalınan eserler tamamen ücretsiz olarak mp3 formatında indirilerek herhangi bir çalıcı ile liste halinde dinlenebiliyor. Tabii artık günümüzde internet hızları artmışken, ve bilgi depolamak için bize bol bol alan sunan depolama medyaları mevcutken, 128 kbit gibi gerçekten çok kayıplı ve dolayısıyla düşük kaliteli bir formatla bu eserleri indirmeye sunmak, benim gibi ses konusunda hassas kişiler için ses keyfini sınırlandırıyor. Özellikle ney gibi tiz armonikleri bol ve (karakteristik fosurtusundan dolayı) düzensiz olan sazların seslerinin asgarî deformasyonu için en azından 192 kbit kalitesinde mp3 dosyası, veya mümkünse "flac, ape" gibi kayıpsız sıkıştırma formatları sunulabilir.

Eserlerin icrası genel olarak nüans ve çarpmalardan arınmış, tabiatlarına uygun olarak sade, mümkün mertebe hatasız, fazlasıyla titizlikle gerçekleştirilmiş. Kayıtlarda yalnızca ney, tanbur, kemençe ve vurmalılar kullanılmış, ve şaşırtıcı derecede güzel tonlamalar yapmak suretiyle sazların tınıları muhafaza edilerek hepsinin ayrı ayrı rahatlıkla duyulabilmeleri temin edilmiş. Sazlar da eserleri olabildiğince sade çalmışlar; bu da çalışmanın biraz da didaktik bir amacı olduğu izlenimi uyandırıyor. Fakat açıkça belirtmem gerekir ki, henüz ilk sözlü eser olan Uşşak Beste başladığında gereğinden fazla pest bir ses duydum ve şaşırdım; bütün çalışma mansur akordunda seslendirilmiş. Savaş Bey'in sesi baritona yakın bir ses; fakat bu akort ona dahi fazla pest gelmiş; çünkü makamlar da çoğunlukla pest makamlar. Rahatlıkla müstahsen veya yıldız akortlarında okuyabilirdi; bu da albümün keyfini ve güzelliğini kat be kat arttırırdı. Çünkü bu derece pest ses bir yerden sonra maalesef monotonluk yaratıyor; eserlerin pest perdelerde gezinen makamlardan olması da bu monotonlukta etkili. Bu akortta okununca solistin bazı pest perdelerinde vuku bulmuş olan ufak entonasyon problemleri de dikkatli bir kulaktan kaçmıyor.

Sonuç olarak söylemem gereken şu ki, kanımca akordun fazla pest seçilmesi dışında hiç bir eksiği olmayıp bilakis fazlası olan, çoğumuzun hiç duymadığı sesleri kulağımıza çalan, çok mühim bir çalışma. Bu çalışma için Savaş Barkçin'i ve emeği geçen herkesi tekrar tekrar tebrik eder ve nice böyle çalışmalar duyabilmenin heyecanını taşıdığımı belirtmek isterim. Başkalarına da güzel bir kapı açmış ve cesaret vermiş olacak bu yapım.